EVİN YIKILSIN SEBEP

Sövgüynen yergiyi içine alan, genişçe yayılan bir yeri var ilençin.
Sözlük anlamı, bir kimsenin kötü bir duruma düşmesini dilemek için söylenen söz; öbür söylenişi kargış.
İlenmenin, kargış vermenin de ayrı bir güzelliği var.
Sövmeden, sövmekten beter ediyor.

Tini esen olsun Muharrem Ertaş, “Sebep”e karşı yürek yangınını ilenerek soğutmuş: “Yekin yekin kalkamaz ol yerinden” demiş.
“Evin yıkılsın Sebep
Belin bükülsün Sebep
Dalından bülbül ötsün
Gülün dökülsün Sebep” diye vermiş veriştirmiş.
Biriken kakınçını “Sebep” üzerinden dağıtmış.

Muharrem Ertaş (1913 – 1984)

Türküyü yakan Muharrem Ertaş, ses genişliğinin alabildiğine kullanıldığı Bozlak türünün bilinen en eski yorumcusudur. “Kalktı Göç Eyledi avşar Boyları”, Yağmur Yağdı Bulandı Hava gibi pek çok yapıtın ozanı Muharrem Ertaş’tır. Oğuzların Abdal boyundan olan Muharrem Ertaş 1913 – 1984 yılları arasında yaşadı. Yine bir Abdal olan Hacı Taşan ile oğlu Neşet Ertaş, bozlak okuyuşu geleneğini günümüze taşıyan Muharrem Ertaş ardılları Abdal ozanlardır.

Türkünün temellendirildiği İlençin, kargışın karşıt anlamlısı alkış.
Alkış, bir neni beğenmenin karşılığı.
Türkçede, Allah’a yalvarmanın, bir şeyin olmasını veya olmamasını istemenin, Tanrı’ya yakarışın adı da alkış.
İlenildiği gibi yakarılır da.
Kargış verildiği gibi, alkış da verilir.
Tüm bu güzel sözler, Arapça duaynan, Farsça, Arapça birleşiminden oluşan bedduanın karşılıkları.

Türküde Muharrem Ertaş, Türkçenin baylığını, yalınlığını ilençlerine taşımış. Halkın diliyle konuşan, halkın tiniyle çığıran ozanın sözleri de halkın sözüyle olmuş. Bu özüyle türkü, sözgelimi, “Yekin yekin kalkamaz ol” dizesindeki “yekinmek” gibi, giderek az kullanılan kimi sözlerin, türkülerle geleceğe taşınmasının yolunu açık tutumuş.

Gülşen Kutlu

Türküyü, ilk önce Muharrem Ertaş havalandırmış; ardından başka yorumcularla buluşmuş. Gülşen Kutlu, bu türkünün özünü içselleştirerek yorumlamayı başarmış törütmenlerden biri. Geniş ses aralığıyla özellikle iç bölgelerin türkülerini okuyan güçlü yorumcu Gülşen kutlu, Ankara Radyosu geleneğinin önde gelen taşıyıcısı. Gülşen Kutlu’nun, ona yakın albümü arasında, Muharrem Ertaş’ın bu türküsünün de yer aldığı, 2003 yılında çıkardığı on türkülük, aynı adlı bir türkü demeti var.

Bu türküyle birlikte, kargışıyla öfkesini gideren Muharrem Ertaş’a, güçlü yorumuyla çığıran Gülşen Kutlu’ya alkış verelim.

Sebep

Sebep mezarında yosunlar bitsin vay bitsin
Yılanlar çıyanlar mekanın tutsun Sebep Sebep
Viran olsun yurdun baykuşlar ötsün vay ötsün
Kimsesiz ellerde kalasın Sebep aman aman
Evin yıkılsın Sebep
Belin bükülsün Sebep
Dalında baykuş ötsün
Gülün dökülsün Sebep

Yekin yekin kalkamaz ol yerinden yerinden
Ayrılasın sahibinden serinden Sebep Sebep
Ahirinde ben tutayım elinden elinden
İki yüzün kara olasın Sebep aman aman
Evin yıkılsın Sebep
Belin bükülsün Sebep
Dalında baykuş ötsün
Gülün dökülsün Sebep

Nereye gitsem geldin girdin arama arama
Derman bulunmasın gizli yarana Sebep Sebep
Hep senin ucundan döndüm Kerem’e Kerem’e
Bana ettiğini bulasın Sebep aman aman
Evin yıkılsın Sebep
Belin bükülsün Sebep
Dalında baykuş ötsün
Gülün dökülsün Sebep

Alkış: Allah’a yalvarma, Tanrı’ya yakarış, bir şeyin olmasını veya olmamasını isteme; dua, yakarış.
Kakınç: Engelleme, incinme veya gözdağı karşısında gösterilen saldırganlık tepkisi; öfke, kızgınlık, celal, hırs, hışım, hiddet, gazap:
Kargış: Bir kimsenin kötü bir duruma düşmesini dilemek için söylenen söz; ilenç, beddua.
İlenç: Bir kimsenin kötü bir duruma düşmesini dilemek için söylenen söz; kargış, beddua.
Nen: Madde, eşya, söz, olay, iş, durum vb.nin yerine kullanılan, belirsiz anlamda bir söz; şey.
-nen/-nan: Sözcüğün sonuna geldiğinde birliktelik, araç, neden veya durum anlatan tümceler yapmaya yarayan bir ilgeç, ile.

 – SÖZLÜK –

YANITLA

Yorumunuzu giriniz
Adınızı buraya yazınız