SANAL HAYATLAR

http://sinemasali.com/wp-admin/admin.php?page=td_theme_panel#

Yönetmenliğini Henry Aleks Rubin’in yapmış olduğu 2013 yılına ait ABD yapımı bu film, günümüz dünyasını ve sorunlarını anlatan sayılı filmlerden bir tanesi.

Tarihte bugüne kadar icat edilmiş bütün kitle iletişim araçları, kendisine ait bir kültür oluşturmuştur. Günümüzün kitle iletişim araçları ise internet ve beraberinde sosyal medya. Diğer kitle iletişim araçlarında olduğu gibi sosyal medya da kendisine ait bir kültür oluşturmuş hatta sanal bir dünya yaratmıştır. Gelişen teknoloji ile günlük hayatımızın çizgileri değişmiş, farklı bir düzene geçilmiştir. Bu yeni hayatımıza tam alışmış değilken bir de sosyal medyanın ve onun yarattığı bu “sanal hayatın” getirdiği değişiklikler eklenince elbette sorunlar kaçınılmaz oluyor. Bu teknolojinin hayatımıza kattığı olumlu şeyler yok mu? Elbette var ama filmde bu sorunlar üzerinden bir anlatım yolu kullanıldığı için ben de bundan söz etmek durumundayım.

Filmimiz paralel kurgu ile birçok yaşamı ve o yaşamın sorunlarını bize aynı anda eylemi bol bir şekilde anlatıyor. Filmde anlatılan hayatların ortak noktası ise “uzaklık”. Yeni teknolojinin bizlere sunduğu en büyük nimet olan şey. Oysa insanlar arasındaki mesafeyi kısaltmak, insanların birbirleri ile daha iyi iletişim kuruyor olmaları gerekirken, filmde gördüğümüz yaşamda, herkes birbirinden daha da uzaklaşmış ve iletişimini koparmış durumda. İletişim çağında yaşanan bu iletişimsizlik ciddi boyutlarda sorunlara yol açıyor. Bu sorunlar birdenbire meydana gelmiyor elbette. Sorunlar yavaş yavaş karanlık yuvalarından çıkıp birbirine uzak insanlarımızın gözlerine bir perde çekiveriyor ve olanlar oluyor. İnsanlar bu uzaklıktan ancak büyük sorunlarla karşılaştıktan sonra kurtulabiliyorlar. En sonunda “sanal hayat” dediğimiz dünyadan çıkan insanlarımız birbirleri ile yeniden yakınlaşmaya başladıklarında sorunlar kendiliğinden çözülmeye başlıyor.

Film, yakınlığı vaat eden bir teknolojinin bizi birbirimizden uzaklaştırdığını ve bunun büyük sorunlara yol açtığını, izleyiciyi hiç sıkmadan anlatıyor. Filmin bize vermiş olduğu bu güzel uyarı, aklıma şu dizeleri getiriyor;

Aramızda yirmi beş bin kilometre
Sen kıştasın ben yazdayım
Sen bir yarısında dünyanın
Ben öte yarısındayım”

Oysa ne kadar yakınız birbirimize. Farkında değiliz…

Ali Mansur Köse

Yazınız

Yorumlayınız
Adınızı Buraya Yazınız