SENEDE BİR GÜN

Senede Bir Gün, tam üç kez sinemaya uyarlanma şansı bulan bir öykü. İhsan Koza takma adıyla İhsan İpekçi’nin yazdığı ve 1946 yılında yayımlanan öyküde, Nazlı ve Emin sevgisi izleğinde, Bulgaristan Türklerinin yaşadıkları çile aktarılıyor.

Osmanlı Devletinin yıkılışı sürecinde, emperyalistlerce ayrı devletçikler halinde yapılandırılan Balkanlarda, Türklerin, anayurttan koparılışı, sürgünden soykırıma uzanan baskılarla göçe zorlanması, bu öykünün ve çekilen üç kurmacanın da konusu.

İlk kez, 1946 yılında, öykünün yazarı İhsan (Koza) İpekçi’nin film şirketince sinemaya uyarlanan öykü, 1965 ve 1971 yıllarında, Erman Film tarafından Ertem Eğilmez yorumuyla yeniden çekildi.

İlk kurmacada, Nazlı ve Emin ikilisini Cahide Sonku ve Suavi Tedü canlandırdı. Kartal Tibet, 1965 yılında siyah beyaz, 1971 yılında renkli çekilen iki filmde de Emin’i oynadı.

Kartal Tibet’e, 1965 yılında Selda Alkor, 1971 yılında ise Hülya Koçyiğit Nazlı oyunuyla eşlik ettiler.

Kurmacaya adını veren Senede Bir Gün adlı şarkının güftesi Sadık Şendil’e, Hicaz makamındaki bestesi ise Şekip Ayhan Özışık’a ait.

 

Adı: Senede Bir Gün
Yönetmen: Ertem Eğilmez
Öykü: İhsan İpekçi
Yazan: Sadık Şendil
Görüntü: Erdoğan Engin
Oyuncular: Kartal Tibet (Emin), Hülya Koçyiğit (Nazlı), Metin Serezli (Osman), Münir Özkul (Deli Yunus), Bilal İnci (Kiril Çorbacı), Talat Gözbak (Salih), Kadir Savun (Reis), Önder Somer (Doktor Fuat), Hulusi Kentmen (Yanbolulu Hilmi Efendi), Necati Er, Nezihe Güler (Hilmi Efendinin Karısı), Danyal Topatan (Ali), Suna Selen (Gelin-Osman’ın Karısı), İhsan Yüce (Kahveci), Adnan Şenses (Esir Doktor)
Yapımcı: Nahit Ataman
Arzu Film / Erman Film
Süre: 92’ 35”
Yapım: Türkiye – 1971

SENEDE BİR GÜN - 1971

SENEDE BİR GÜN - 1965

http://sinemasali.com/wp-admin/admin.php?page=td_theme_panel#
Önceki Yazıİngiliz Kurnazlığı Kutuplarda Dondu
Sonraki YazıKötülük Yaptım Ama Bir Sor Niye Yaptım Kurmacası
" Yazacaksınız, yanılgı nerdedir, doğrusu ne olabilir; tartışacağız, iyisini elbirliğiyle araştıracağız. Hadi, hazır mısınız? Ben hazırım, ne eleştirmekten korkarım, ne eleştirilmekten; üstelik o çok sevdiğim kusurumu hâlâ düzeltemedim: Fena halde doğru söylerim!.” Atilla ilhan (1925-2005)

Yorumlayınız

Yorumlayınız
Adınızı Buraya Yazınız