"Sevgiler Paylaştıkça Büyür."
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

GEÇ GELEN ELEŞTİRİ

Gurbet Kuşları, “İkinci Tek Parti” İktidarının sonunda oluşan sorunları ortaya koyan bir kurmaca. Uzun süreli İsmet İnönü tek parti iktidarının ardından, yönetime geçen Adnan Menderes hükümeti döneminde yaşanan göç olgusu filmin konusu. Bu konuya değinen ilk kurmaca olmasıyla Gurbet Kuşları, bir ilki temsil ediyor.

Turgut Özakman’ın “Ocak” adlı öyküsünden yola çıkılarak kurgulanan kurmacada, Cüneyt Arkın ilk oyunculuk deneyimini yaşıyor.
Dönemin önemli sanatçılarının oynadığı “Gurbet kuşları”, 1964 yılında ilk kez düzenlenen “Antalya Altın Portakal” yarışmasında aldığı en iyi film ve en iyi yönetmen ödülüyle Türk Sinema tarihinde özel bir yere sahip.

Film, özelde, Maraş’tan İstanbul’a daha iyi bir yaşam sürebilmek için gelen bir ailenin verdiği yaşam mücadelesini anlatıyor anlatmasına ama genelde, ülkemizi yıllarca meşgul edecek bir sorunun temellerine dikkat çekiyor: Geçim derdi, göç ve beraberinde gelişen kötü ve sorunlu kentleşme.

Çarpık Kentleşme

Kurmacanın geçtiği dönemin yaşam koşulları günümüze benziyor. Şöyle ki; o yıllarda ve sonrasında göreve gelen diğer uzun süreli tek parti iktidarlarının, sorunları öteleyen ve yeni sorun alanları yaratan uygulamalarının benzerlerinin, ellili yıllar boyunca devam etmesi, belirli merkezlere göçü zorunlu hale getirmişti.

Köylerden ve küçük kentlerden işsizlik, açlık gibi sebeplerle büyük kentlere akın akın gerçekleşen göçler, göçün iki ucunda da onulmaz yaralar açmıştı.

Türk insanının onulmaz çaresizliklerinin temel sebeplerinden birisi de yaşamak zorunda bırakıldığı bu “çarpık kentleşme” sorunu idi. Sorunu yaratanlarca söylenegelen bu tanımlama aslında “doğru düzgün” kent kurulamadığının da bir itirafı.

Küresel sömürüye açık hale gelen ülkelerde, nüfus belirli merkezlerde toplanarak, hem ilerde o ülke yönetimine sürekli zorluk çıkaracak, denetimi zor kaos alanları oluşturulmakta hem de üretim kaynaklarından uzaklaştırılan kitleler, tek merkeze bağımlı ve muhtaç hale getirilmekte.

Dünyada, nüfusun büyük kentlere yığıldığı Hindistan, Tayland, İran, Endonazya gibi ülkelere benzer biçimde maalesef Türkiye’de de bu süreç yaşanmış, yaşanıyor.

Eski Kent Anlayışı

Selçuklunun bu günkü Türkiye’de, Osmanlının Balkanlarda gerçekleştirdiği, Türk Töresince yaşamaya yol veren zarif ve görkemli kentleşmenin yerini alan çok nüfuslu, çirkin ve sorunlu kentleşme ne acıdır ki uzun yıllardır ülkemizin ve milletimizin enerjisini acımasızca yutuyor.

Atatürk’ün ölümüyle başlayan, küresel etkilere açık ilk uzun süreli tek parti iktidarı olan “Milli Şef” dönemi ve devamında Adnan Menderes, Turgut Özal ve son dönem yaşanan uzun süreli tek parti iktidarlarının ortak özelliği “Dönüşüm (Transformasyon)” temelli uygulamalara yer vermeleri. Toplumun dönüşümünün merkezi de bir türlü doğrulamayan ve doğrulması olanaksız olan bu çarpık kentler…

Esen Yele Göre Yön Belirleme

“Gurbet kuşları”, çekildiği dönem itibarıyla yaşanılan sonuçlara ışık tutuyor. Demokrat Parti iktidarı boyunca görmezden gelinerek büyütülen sorunları, o dönem geçtikten sonra anlatıyor.

Demokrat Parti’nin yönetim sürecinde, memleket gerçeklerinden uzak, küresel güçlerin isteğine uygun oluşturduğu yapay büyümenin ve abartılı borçlanmanın etkisiyle bireyden başlayarak aile ve toplum hayatındaki bozulmayı öne çıkarıyor.

Bu yönüyle niye daha önce, o sorunlar yaşanırken ve sıkıntı büyürken çekilmediği de başka bir sorun…

Ahmet Kömeçoğlu

GURBET KUŞLARI İZLE

http://sinemasali.com/wp-admin/admin.php?page=td_theme_panel#