TİNSEL ÇÖKÜŞE DUR DİYEN ÖYKÜLER

Akira Kurosava, Nagazaki ve Hiroşima kentlerinin, abd ordusunca yok edilmesiyle yenilmiş Japonya’da, geçmişin izleri üzerinde kurgusal bir dünya yarattı. Tanrı gibi algılanan, “güneşin oğlu” imparatorun alaşağı edilmesiyle inançları yıkılan yurttaşlarının arasında, özüne acınmak, dövünmek yerine, kendi sinema dilini oluşturarak, tinsel çöküşe karşı direndi.

Yalın, öze dönük, ucuz denilebilecek düşük giderli yapıtları onu, yurdunun ve yurttaşının bungun günlerinde bir umut ışığı olarak öne çıkardı. Geleneğin gücüynen ortak belleği öne çıkaran; bireylerle birlikte toplum dönüştürülürken tüzenin ve törenin iyileştirici etkisini vurgulayan, kendine özgü anlatım biçemiyle bu ışığı sürekli kıldı.

Usta çırak geleneğinden yaralanarak iyiliğin, iki yönde de etkili olduğunu, yapanı da yapılanı da erinçlendirdiğini gösteren Kızıl Sakal; toplumsal direncin bireysel çabadan üstün olduğunu, özveriyle onurlu yaşamın olabileceğini savlayan Yedi Samuray; gerçekliğin göreceli yanlarını vurgulayan, olguynan algının arasındaki ince çizginin değişkenliğini aktaran Raşomon, Akira Kurosava’nın anlatım biçemini, düşünsel derinliğini imleyen üç önemli kalıt.

RAŞOMON

Raşomon, Ryunosuke Akutagava’nın iki kısa öyküsünün birleşiminden uyarlanan bir kurmaca. Ormanda bir adamın öldürülmesiyle başlayan film, yalanlar ve nedenleri hakkında çarpıcı irdelemeler yapıyor.

Öldürülen adamın yanında bulunan karısına tecavüz edilmiştir ve tüm olayları gören birkaç kişi vardır; O çevrede yol kesen bir uğru, ağaç kesmeye çıkmış bir oduncu ve gizemler dünyasında yolunu arayan bir gezgin. Fakat her biri, kadın da dâhil olmak üzere olayla ilgili farklı şeyler anlatınca, gerçeğe ulaşmak zorlaşmaktadır.

fotofilmgrab

YEDİ SAMURAY

Japon ulusunun geleneklerinde köklü yeri olan Samuraylık üzerine kurduğu öyküsünde Akira Kurosava, toplumda karşılığı olan geçmişin derin öğelerini yapıtına taşır.

Japon sinemasını denetimleri altında tutarak, etki alanlarını istedikleri gibi yönlendirenlere karşın yitirİlmeyen direncin bir yansıması Yedi samuray.

Abd ile yapılan orantısız savaştan yenilgiyle çıkan Japonların, ortak bellek üzerinden bir korunma aracı durumuna geçen Japon sineması, olağanüstü koşullarda bile etkisini sürdürdü.akira kurosawa

KIZIL SAKAL

Kurosava’nın siyah beyaz çekilen son kurmacası Kızıl Sakal’da, öykü, hekimler üzerinden kurgulanmış ve usta çırak ilişkisi izleğinde Japonya’nın o günkü yaşamından kesitler aktarılmış.

Genç hekimin, imgelemindeki çalışma ortamından çok uzakta kalan gerçekler karşısındaki dikliği, giderek olması gereken düzeye evrilecek ve sonunda genç hekim, ülküsünü bencillikten kurtaracak, insanların iyiliği için çaba gösterecektir.

 

kızıl sakal 1965

Biçem: 1- Törütmenin görüş, duyuş ve anlayışındaki kendine özgü anlatış biçimi; tarz, hava, üslup, stil 2- Bir türün, bir çağın kendine özgü anlatış biçimi; üslup, tarz, hava, stil:
Bungun:
unlu, Sıkıntılı. “Bungun, kıpırtısız bir yaz zamanıydı.” – Selim İleri

İm: Bir anlam yükletilen ve bir şeyi bildirmeye, anlatmaya yarayan biçim, anlamlı iz; bel; gösterge
Tin:
Kişinin kendi varlığı, özü; ruh, can.

Töre: Bir toplulukta benimsenmiş, yerleşmiş davranış ve yaşama biçimlerinin, kuralların, görenek ve geleneklerin, ortaklaşa alışkanlıkların, tutulan yolların bütünü; yol yordam, ahlak.
Törütmen (Dörütmen): Güzel sanatların herhangi bir dalında yaratıcılığı olan, eser veren kimse; sanat adamı, sanat eri, sanatkâr, törüt adamı, törüteri, sanatçı.Tüze: Toplumu düzenleyen ve devletin yaptırım gücünü belirleyen yasaların bütünü; hukuk.

  – SÖZLÜK – 

YANITLA

Yorumunuzu giriniz
Adınızı buraya yazınız