Akdeniz’e set oluşturan dağların doğusunda, Antakya’dan Kahramanmaraş’a uzanan düz sayılabilecek geniş bir alanda, önemli bir ulaşım yolu vardır. Antakya’dan yola çıkıldığında ya da İskenderun’dan Belen geçidini aşarak buraya inildiğinde “Maraş Boğazı” denilen yol çatına ulaşılır. Buradan ister Kırıkhan, İslahiye, Kömürler, Türkoğlu ilçelerini geçerek Kahramanmaraş’a; istenirse Reyhanlı üzerinden Azez’e, Kilis’ten gelen yolla birleşen Afrin’e, Halep’e gidilebilir. Uzaklıklar bir türkü uzunluğundadır. Bir yerden çıkarken çığırılmaya başlanan “Barak” biterken, zeytinlikleriyle, üzüm bağlarıyla karşılayan öbür yerleşkeye ulaşılır.
Buralarda olduğu gibi, Halep’ten İdlip’e; Akdenize koşut dağların eteklerinden aşağılara inen Lazkiye’den Hama’ya, Humus’a dek, günümüzde Suriye sınırlarında kalan geniş alanda da Türkmen diye adlandırılan Oğuz boyları yaşar. Sınırların ayırdığı, uzakta kalan yakınları türküler birleştirir. İki geçede de kimileyin Akdeniz’e, kimileyin çöllere doğru yakılan türküler aynı ekinden beslenen sözler olarak dalga dalga yayılır.
Bölgenin en etkin ses, söz dizisi “Barak” havasıdır. Kilis’ten Amik ovasının güney ucuna çenli yaşayan Türkmen oymağı Baraklar, bu ezgiyle dillendirir yüreklerinden geçeni. Hataylı derlemeci Asım Kuzuluk, bir söyleşisinde, “Baraklar; icra olarak halk müziği içinde özel bir tavır, bir üsluptur. Nizip, İslahiye, Hatay’dan, Yayladağı, Bayırbucak; Fırat boyundan Suriye’yi takip edip Lazkiye’ye kadar uzanan bölgede yüz yirmiye yakın Türkmen köyünde, Amik Ovası’nda, Toroslar’ın iç bölgesinde, Kahramanaraş’ta, Pazarcık, Narlı civarında icra edilen bir halk müziği tavrımızdır” diye açıklıyor.
Asım Kuzuluk, bu sözlü aktarım geleneğini derlemeyi, öğretmenlik uğraşısının getirdiği sorumlulukla yerine getiren bir aydın kişi. Barakların “Maraş’tan öteye Ahır Dağları” ağıtını derleyen, kayıtlayan Asım Kuzuluk, bu bölgenin yukarıda anlatılan yakınlığını, bu türkü ile yeniden anımsatıyor.
Ağıt, Önce İngilizlerin, sonra Fransızların işgal ettiği bölgenin yazgısını değiştiren Maraş Türk Kurtuluş Savaşına katılan baba ile oğulun öyküsünü aktarıyor. İşgal güçlerinin, yerli işbirlikçilerle birlikte 11 Şubat 1920’de kesin yenilgiye uğrayarak kentten kaçmasıyla sonuçlanan, yirmi iki gün süren ölüm dirim savaşına katılan çeteler arasında Amik Ovasının Oğuzları, Baraklar da yer alır. Savaşın kutlu yengiyle sonuçlanmasına karşın, oğlunu şehit veren babanın çığlığıdır bu ağıt.
Maraş’tan Öteye Ahır Dağları
Maraş’tan öteye Ahır Dağları
Çıkarın karayı da beyler giyin akları
Aman gine size derim de size Amik Beyleri
Oğlum kalk gidelim Amik Gölü’ne
Of beyler efendim
Oğlum kalk gidelim Amik Gölü’ne vay gölüne
Maraş’tan öteye de kokmaz gülümüz
Horasan Dağından beri gelir tozlu yolumuz
Aman gine bırakın dağlarda kalsın ölümüz
Oğlum kalk gidelim Amik Gölü’ne
Of beyler efendim
Oğlum kalk gidelim Amik Gölü’ne vay gölüne

























