“Bir Çift Durna Gördüm Durur Dallarda”, Yozgat ilinin, Deremumlu obasından, İbrahim Bakır’dan derlenen bir türküdür. Derleyen ve notalayan Nida Tüfekçi’dir.

İbrahim Bakır, “Yurttan Sesler Topluluğu” yayınlarına, konuk sanatçı (o günlerdeki tanımlamayla “mahalli sanatçı”) olarak Muzaffer Sarısözen tarafından seçilmiştir. “Turabi” adçasıyla, ilk kez 1959 yılında; “Mihrican mı Değdi Gülüm mü Soldu” türküsünü okumuştur. Konuk törütmen olarak, 1973 yılına dek, Ankara Radyosu yayınlarına katılmıştır. TRT kurumunca kayıtlanmış beş türküsü vardır.

“Bir Çift Durna Gördüm Durur Dallarda”, gurbete gidenlerin ağzından söylenen türkülerdendir. Turna, halk ekininde ulak kuşlardandır. Yurdundan ayrı düşenlerin ana babasına, yavuklusuna esenlik taşıyan göçmen kuşların başında turnalar gelir.

Türküyü okuyan Nursaç Doğanışık, 1961 yılında İstanbul’da doğmuştur. İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuvarı (TMDK) Şan Bölümünü bitirmiştir. Eğitimi sırasında Adnan Ataman yönetimindeki İ.Ü. Folklor Tatbikat Topluluğu’nda görev almıştır. TRT İstanbul Radyosu’nun açtığı sınavı kazanmış, 1986’da, Türk Halk Müziği ses törütmeni sanıyla göreve başlamıştır. İlerleyen yıllarda koro şefliği, müzik yapımları sunuculuğu yapmış; İTÜ TMDK’de öğretim görevlisi olarak çalışmıştır. Türk halk oyunları konusunda yurt içi ve yurt dışında eğitim vermiştir.

Nursaç Doğanışık, Yozgat elinden “Bir Çift Durna Gördüm Durur Dallarda”  Erzincan’dan “Bugün Canan Geldi Bize”, Şarkışla’dan “Çığrışır Bülbüller”, Kars elinden “Bayram Gelip Elime Elimize” türküleriynen ünlenmiştir.

Çizilmiş sınırları aşan Doğanışık, türkülerin okunduğu Türk yurtlarından ezgiler seslendirmiştir. Azerbaycan’dan “Ay Saçı Burma”, kendi derlemesi olan “Men Bu Elin Gızıyam”, Kerkük’ten “Dağlar Başı Olaydım” gibi türküleri  okuyarak, gönül bağlarının diri kalmasına katkı sunmuştur.

Bir Çift Turna Gördüm Durur Dallarda

Bir çift turna gördüm durur dallarda
Seversen Mevla’yı kalma yollarda
Sizi bekleyen var bizim ellerde
Bizim ele doğru gidin turnalar
Sizi bekleyen var bizim ellerde
Bizim ele doğru gidin turnalar

Turnam dertli öttün derdimi deştin
El vurdun yaremin başını açtın
Eşinden mi ayrıldın yolunu mu şaştın
Bizim ele doğru gidin turnalar
Eşinden mi ayrıldın yolunu mu şaştın
Bizim ele doğru gidin turnalar

BU BETİNDE GEÇEN GÜZEL SÖZCÜKLER

Adça: Yazın geleneğinde, yapıt iyesinin özünü bildirdiği, yapıtlarına kimlik kazandırdığı, özel bir adlandırma biçimi; takma ad, simgesel ad, rumuz, mahlas: “Ozanın adçası, onun yazınsı kişiliğini, törütmen çizgisini yansıtır.”
Ekin: Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki kuşaklara iletmede kullanılan, kişinin doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü; hars, kültür. (I) Bir topluma veya halk topluluğuna özgü düşünce ve sanat yapıtlarının bütünü. (II) Akıl yürütme, beğeni ve eleştirme yeteneklerinin öğrenim ve yaşantılar yoluyla geliştirilmiş olan biçimi; irfan. (III)
-nen/-nan: Sözcüğün sonuna geldiğinde birliktelik, araç, neden veya durum anlatan tümceler yapmaya yarayan bir ilgeç; ile: “Akşama dek çiçeknen böceknen uğraşırdı.”
San: Bir kimsenin görevindeki aşamasını, yerini veya katını gösteren ad; ünvan: “Yavuz Selim’in oğlu ve Osmanlı Devleti’nin en güçlü hükümdarı olan Kanuni Sultan Süleyman da kendisine ‘halife’ sanını vermemiştir.” – İhsan Güneş
Törütmen : Güzel törütlerin herhangi bir dalında yaratıcılığı olan, yapıt veren kimse; törüteri, törütçü, sanat adamı, sanat eri, sanatkâr, törüt adamı, sanatçı.
Ulak: Bilgi ulaştıran, ileten, getiren; haberci: “Az sonra ulaklar oba beylerine haber ulaştırmak için atlanmışlardı.” – Nezihe Araz

– SÖZLÜK –

BU PAYLAŞIMI YARARLI BULDUNUZ MU?

Yorumunuzu giriniz
Adınızı buraya yazınız