Doğayla barışık yaşamları, Türkmenlerin geliştirdikleri ekinin tüm yerlerinde iz bırakmış. Kimi çiçek adlarını, meyve, hayvan adlarını doğan çocuklarına ad olarak koyan Türkmenlerin sayısı azımsanmayacak düzeyde. Gül, Lale, Üzüm, Elma, Köşek, Turna gibi pek çok söz, Türkmenlerde ad olarak kullanılmayı; kızılın ağırlıkta olduğu türlü boyaklı giysileri gibi ışıltılı yaşamlarında yer almayı sürdürüyor. Altı da böyle; sayı olarak kullanılmasının yanı sıra erkek çocuklara konulan bir ad. Bu güzel adlılardan biri Altı Karlıyev, adıyla başlayan kimliğinin gereklerini yerine getiren bir Türkmen aydını.
Yazar, yönetmen, oyuncu gibi birkaç uğraş sıfatı olan Türkmen törütmeni, Ahmet Kömeçoğlu’nun, 2011 yılında yazdığı Bir Çay İçiminde Türkmenistan betiğinde şöyle anlatılıyor: “Altı Karlıyev, Türkmen kimdir sorusunun en belirgin yanıtıdır. Onun duruşu, tavrı Türkmenlerin tin yapıları hakkında çok önemli ipuçları verir. Ödünsüz, buyruk altına girmeyen bağımsız kişilikleri, soydaşları gibi Altı Karlıyev’i de saygın, onurlu bir konuma yüceltir. Sessiz duruşlarında gizli, özlerine olan güvenle, duruşlarını sarsılmaz kılan değerlerle donanmış Türkmenler, Sovyetler Birliği döneminde, düzenin yok saydığı değerlerini ısrarla yaşatmışlar, bu amaç uğruna her zeminde mücadele etmişler; insanlıkları ve onlar insan yapan Türkmen kimliğini diri tutmuşlar.”
Köklü Öğretimin Kazanımları
Övgüyle anılan Altı Karlıyev, 1909 yılının, Ocak ayının altıncı günü, Ahal bölgesindeki Tecen ilinin, Babadayhan ilçesinde doğdu. Temel öğreniminden sonra Aşkabat’daki Türkmen Ulusal Törüt Kurumunda görmük; Bakü Devlet Tiyatro Kurumunda yönetmenlik öğrenimi gördü. Türkmen törütünün gelişiminde, çağdaş gelişimlerle sergilenmesinde öncü olan Altı Karlıyev, 1930’lu yılların sonuna doğru, alanında etkin görevler üstlenmeye başladı.
Tiyatro oyunculuğu, yazarlığı, yönetmenliği, yöneticiliğiyle geçen yıllarda, Türkmen ekininin verimlerini tiyatroya, operaya taşıdı. Kiminde oyuncu, kiminde yönetmen kiminde de yazar olarak göründü. Pamuk, Ayna, Başlık gibi birçok oyun yazdı. Karlıyev, 1942-1961 yılları boyunca, Leyli ve Mecnun, Şahsenem ve Garip, Zöhre Tahir, Gül ve Bülbül, Abadan gibi halkın belleğinde yaşayan öykülerin operalarını yazdı ve yönetti.
İkinci Dünya savaşı yıllarının başında, Kiev Görmük Kurumunun Türkmenistan’ın Aşkabat kentine taşınması, erişilen araç gereç olanaklarının artması, Türkmen törütmenlerin görmük çalışmalarına yönelişini sağladı. Altı Karlıyev, yazar, oyuncu, yönetmen olarak bu alanda da çok başarılı yapıtlar törüttü. Dursun, Uzak Gelin, Ayna, Karar Anı, Makamların Gizemleri gibi dönemlerinin görüngü görmüklerinde, oyuncu olarak bulundu. Mahdumkulu, Sınırın Ötesinde görmüklerini yazdı; Karar anı, Makamların Gizemi, Mahdumkulu kurmacalarını yönetti.

Bir Çay İçiminde Türkmenistan betiğinde, Mahdumkulu kurmacasının yapım, gösterim öyküleri şöyle anlatılıyor: “Sovyetlerin efendisi Moskova, zaman zaman kendi zorbalığının korkunçluğundan irkilir; sömürdüklerinin gönlünü almaya yönelik girişimlerde bulunur. Türkmenistan’da da, Mahdumkulu adına koyduğu yasağı birazcık gevşetir. Mahdumkulu’nun yaşamını konu alan bir görmük çekmesi için Altı Karlıyev’i görevlendirir. Yapım çekilir, kurgulanır ve gösterime hazır hale getirilir. Moskova’dan gelen denetçiler yapıtı izlemeye başlar. Çölde geçen bir sahnede Mahdumkulu, sömürgenlerin temsilcisi Rus komutanla karşılaşmakta; Rus komutan üstencil bir tavırla Mahdumkulu’nun elini sıkmaktadır. Buraya dek tüm nen olması gerektiği gibidir. Ancak sahnenin sonuna doğru denetçiler oturdukları yerden zıplar, şaşkınlıkla birbirlerine baka kalırlar. Altı Karliyev yapacağını yapmıştır. Sömürgeci Rusla tokalaşan Mahdumkulu, bir sonraki çekimde sağ elini kuma doğru sokar. Altı Karlıyev, Mahdumkulu atasının bir Rus’la tokalaştığı için kirlenen elini temizletir, bozulan abdestini teyemmümle tazeletir. Tabii yer yerinden oynar. Yöneticiler sahnenin derhal çıkarılmasını ister ama altı Karlıyev, Nuh der, peygamber demez, sahneyi çıkarmaz. Görmük böylece Türkmen halkına gösterilir. Görevini yerine getirmenin kıvancıyla başta Karlıyev olmak üzere, halk, son derece hoşnuttur olanlardan. Fakat yalanlar imparatorluğunda her şeyin bir çaresi vardır. Film Moskova’ya götürülür. Aşkabat’ta olduğu gibi gösterime giren film Moskova’da, teyemmüm sahnesi kesilerek gösterilir.”

Altı Karlıyev, 1973 yılının, on ikinci ayının, on birinci günü, başkent Aşkabat’ta öldü. Acundaki ömrünü tükettiğinde, geride pek çok yapıtla birlikte, unutulmaz bir adı kalıt bıraktı. Lenin, Stalin, Emek Kızıl Bayrak, Mahdumkulu, Cesur Emek ödüllü, Türkmenistan Halk Sanatçısı, Sovyetler Birliği Halk Sanatçısı ünvanlı törütmenin yini, sömürge dönemindeki eski adıyla Vatutin, günümüzde Niyazov gömütlüğündeki sininde, toprağın temiz bağrıyla buluşturuldu. Allah rahmet eylesin, tini esen olsun.























