Ben Bir Türk Çobanıyım
Harpten döndüm yurda ben
Oldum orda hurda ben
Ben bir Türk çobanıyam
Koyun vermem kurda ben
Ben ölüm düşman kurşunundan ben ölüm
Ay yıldızlı bayrak için ben ölüm
(vallah anam)
Dumanlı dağlar güllü bahçalı bağlar
Güzel yurdum için ben ölüm
Şirin Urfam için ben ölüm
Güzel Urfam için ben ölüm
Yaşasın Urfalılar, teslim olmadı!
Son Padişah Sultan Vahidettin, Mondros Mütarekesini onaylandı.
İstanbul Hükümetinin bakışları arasında işgaller başladı.
İtalyanlar, İngilizler, Fransızlar beğendikleri yerlere çöktüler.
Urfa’ya önce İngiliz bayrağı altında sömürge devşirmeleri geldi.
Sonra yer değiştirdiler; İngilizler Musul yönüne indiler, Fransızlar Urfa’ya geçtiler.
Onları yerli işbirlikçiler karşıladı.
Urfalılar, gördüler ki, durum başka…
Çeteler toplandı, direniş başladı.
Türk subayları Urfa’nın çetelerini örgütlediler.
Kuvayi Milliyeciler, Maraş’ta ne yaptılarsa Urfa’da da, Antep’te de aynısını uyguladılar.
Mahalle mahalle savunma obaları kurdular.
Önce Maraş’ta, yağılarla yerli işbirlikçileri yenildi.
Fransızlarla, Fransız Ordusu giysili yerli işbirlikçileri, 12 Şubat’ta, kaçıp gittiler; Maraş kurtuldu.
Maraş’ta olan, Urfa’da da oldu; yediden yetmişe tüm kent direndi, direndi, direndi…
Urfa’da toplanan Türk çeteleri, yağılarla yerli işbirlikçilerini yendi.
Fransızlarla, Fransız Ordusu giysili yerli işbirlikçileri, 11 Nisan’da, kaçıp gittiler; Urfa kurtuldu.
Antep, yağıları kovamadı.
İşbirlikçileri yenemedi.
Maraşlı Karayılan’ın, Kilisli Şahin Beyin kahramanlıkları dillerde kaldı.
Ama Antep kurtulamadı.
İşgal, küresellerle yapılan anlaşmayla sona erdirildi.
Antep’i, Ankara, ancak böyle kurtarabildi…
Bu gün Urfa’nın kurtuluş günü.
Şanlı direnişin yengiyle bittiği gün.
“Güzel yurdum, Şirin Urfa’m, güzel Urfa’m” diye yürekleri dağlananların, kıvanç günü.
Türkülerde yaşayan, “Yaşasın Urfalılar teslim olmadı!” diye dillenen kahraman çetelerin; cennetlik ataların, kutlu günü.
Nur içinde olsunlar; Yüce Allah, tinlerini esen, soylarını aziz kılsın inşallah…

























