ORHAN KEMAL ile ERTEM GÖREÇ’İN OYUNU
“Bu Şehrin Belalısı”, ana uğraşısı kurgu olan bir yönetmen kurmacası. Yeşilçam’q kurgu yardımcısı olarak adım atan, anlatının kurguyla var olduğunu erken kavrayan, ilk yönetmenlik denemesinden son görmüğüne dek kurgudan destek alan bir Türk yönetmeni Ertem Göreç. “Bu Şehrin Belalısı”, bu desteğin hakkını verir nitelikte. Görmüğü oluşturan kurgu öğelerinin yerli yerinde kullanıldığı, çatışmaların, yanlış anlaşılmaların tartımlı bir biçimle ilerletildiği bir yapıt.
Yeşilçam’ın kökleşik kabadayı kurmacalarından olmakla birlikte, Göreç’in toplumsal gerçekçi yaklaşımı, “Bu Şehrin Belalısı”nı sıradan bir suç anlatısından öteye geçiriyor. Ertem Göreç, bireysel öyküyü toplumsal bir savaşıma dönüştürüyor; halkı işin içine çekiyor. Dönemin, altmışlı yılların görüngü durumu kabadayılık üzerinden, halkın umut bulmasını, yasalarla edinilen hakların herkese sağlanmasını iç içe işleyerek, hak, tüze, türe, töre gibi pek çok kişilik oluşturan kavramı sorgulatıyor.
Burun Kıran Yusuf, Balyoz Seyfullah’a Karşı
“Devlet Ana” yazarı Orhan Kemal’in, bir yanlış anlamayla başlattığı “devletsizlik” kurgusu, Ertem Göreç’in törütmen yorumuyla, toplumcul katkısıyla sürüyor. Öykünün başlangıcında, yakışıklı görünümlü, güçlü yapılı genç Yusuf, hiç görmediği babasını bulmak üzere İstanbul’a gelmiştir. Rastlantısal bir biçimde girdiği meyhanede, çevreyi haraca kesmiş Balyoz Seyfullah’ın adamlarıyla kavgaya tutuşur. Yine yanlış anlaşılma sonucu ünlü kabadayı “Burun Kıran Yusuf” olduğu sanılır. Genç Yusuf, kendisinin kim olduğunu açıklamaya uğraşsa da derdini anlatamaz. Halkın “Balyoz Seyfullah” ile adamlarına karşı umudu oluverir. Gerçek Burun Kıran Yusuf’un da İstanbul’a gelmesi, öykünün ikinci yanını, çok katmanlı büyük savaşımı başlatır.
Adı: Bu Şehrin Belalısı
Yönetmen: Ertem Göreç
Öykü: Orhan Kemal
Uyarlayan: Bülent Oran
Görüntü: Turgut Ören
Kurgu: Mehmet Bozkuş
Oyuncular: Tanju Gürsu (Burun Kıran Yusuf), Neriman Köksal (Neriman), Erol Taş (Burun Kıran Yusuf), Sevda Nur (Gül), Hasan Dragut (Ahmet), Hayati Hamzaoğlu (Balyoz Seyfullah), Yılmaz Köksal (Yaylı Ferit), Asım Nipton (Meyhaneci Donanma Rıza), Behçet Nacar (Balyoz Seyfullah’ın Adamı), Necdet Kökeş (Boncuk), Cemal Gonca (Balyoz Seyfullah’ın Adamı), Enver Dönmez (Jilet), Lütfü Engin (Meyhane Müdavimi), Selahattin İçsel (Komiser), Orhan Çoban (Balyoz Seyfullah’ın Adamı), Kaya Volkan (Ali)
Ses: Tuncer Aydınoğlu
Yapımcı: Tanju Gürsu
Yapım: 1966 – Türkiye
Telif Hakları: Lale Film, Gürsu Film
BU BETİNDE GEÇEN GÜZEL SÖZLER
Görmük: Tüm yazın türlerindeki oyunlaştırılmış yapıtları gösterim sanatı.(I) Gösterim için yazılmış oyunların tümü; tiyatro, film. (II)
Görüngü: Herhangi bir özelliğiyle ilgi çeken, kitleleri etkileme gücü olan kimse veya nesne; olgu, fenomen.
Kökleşik: Üzerinden çok süre geçmesine karşın değerini yitirmeyen, türünde örnek olarak görülen yapıt.
Savaşım: Herhangi bir amaca erişmek, bir güce karşı koyabilmek için bir kişi veya topluluğun güçlü, sürekli çabası; mücadele: “Belki de kanıma bir savaşım tutkusu şırınga edilmiş, her zaman bir amacım var.” – Adalet Ağaoğlu
Tartım: Bir dizede, bir notada vurgu, uzunluk veya ses özelliklerinin, durakların düzenli bir biçimde yinelenmesinden doğan ses uygunluğu; dizem, ritim. (I)
Töre: Bir toplulukta benimsenmiş, yerleşmiş davranış ve yaşama biçimlerinin, kuralların, görenek ve geleneklerin, ortaklaşa alışkanlıkların, tutulan yolların bütünü; yol yordam, ahlak.
Törütmen: Güzel törütlerin herhangi bir dalında yaratıcılığı olan, yapıt veren kimse; törüteri, törütçü, sanat adamı, sanat eri, sanatkâr, törüt adamı, sanatçı.
Türe: Yasalarla edinilen hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması; adalet.
Tüze: oplumu düzenleyen ve devletin yaptırım gücünü belirleyen yasaların bütünü; hukuk.

























