KIZIL TUĞ’UN BOYAKLI UYARLAMASI
Erdoğan Tünaş’ın yazdığı “Hakanlar Çarpışıyor”, Abdullah Kozanoğlu’nun, 1927 yılında törüttüğü “Kızıl Tuğ” adlı öykünün uyarlaması. İlk kez 1952 yılında Aydın Arakon’un çektiği “Kızıl Tuğ Cengiz Han” kurmacasına benzer öğeler taşımakla birlikte, ana öyküye bağlı kalınarak, başka kişilikler üzerinden kurgulanan bir anlatısı var.
Kozanoğlu’nun betiğine ad olan “Kızıl Tuğ”, Ergenekon’dan çıkışın önemli simgelerinden biri. Adını, yol gösteren Bozkurt’tan alan demirci Börteçine, kızıl at kılından bir kızıl tuğ yapmış, Türkler o tuğun arkasından yürüyerek çıkmışlardı.
Öyküde, “Kızıl Tuğ”un iyesi Türk oymağı, Ergenekon’dan çıkışın kutlandığı, oba beyinin küçük yaştaki oğlu Olcayto’nun kılıç kuşandığı bir toy sırasında, yağıların saldırısına uğrar. Obadaki herkesi kılıçtan geçiren yağılar, “Kızıl Tuğ”u alarak giderler. Ancak, kimsenin görmediği beyin oğlu Olcayto, yaşamaktadır.
Bilinen geçmişe göre kişilerin, adların daha gerçekçi seçildiği Erdoğan Tünaş uyarlamasında, Türk ekinine uygun, betik, acun, budun, us gibi güzel sözcüklere; “Tanrı sana alkış versin” gibi deyimlere sıkça yer verilmiş. Aynı bilinçli yaklaşım yapım tasarımında da öne çıkarılmış. Canlı, sıcak boyaklı çaputlarla donatılmış özgün giyim kuşam; aslına yakın ayrıntılarla bezeli çevre düzeni gibi kurguyu güçlendiren katkılar, görmüğün başarılı yanlarını oluşturuyor.
Öykü, Cengiz Han tarafından Alamut Kalesindeki Şehülbecel Hasan Sabbah’tan vergi almaya gönderilen Olcayto’nun, Şeyhülcebel’in oğlu Halit’e benzemesiyle gelişiyor. Birbirine yalnızca görünüm olarak benzeyen Halit ile Olcayto’yu aynı oyuncu, Cüneyt Arkın canlandırılıyor.
Cüneyt Arkın’dan başlayarak güçlü bir oyuncu topluluğunun can verdiği tarihi kişiliklerle dolu görmüğün yönetmeni Natuk Baytan.
Türk görmüğünde, döneminin kısıtlı olanaklarına karşın, devinimli almaçla anlam yaratma yöntemini en çok uygulayan yönetmen Natuk Baytan, tüm kurmacalarında, çağına göre yenilikçi yaklaşımlar deneyen, Türk sinemasının gelişimine ön ayak olan aydınlardan biri olarak biliniyor.
Adı: Hakanlar Çarpışıyor
Yönetmen: Natuk Baytan
Yazan: Erdoğan Tünaş
Görüntü: Cahit Engin
Kurgu: Özdemir Arıtan
Oyuncular: Cüneyt Arkın, Bahar Erdeniz, Aytekin Akkaya, Hüseyin Peyda, Turgut Özatay, Reha Yurdakul, Hasan Dragut, Hikmet Taşdemir, Süheyl Eğriboz, Necdet Kökeş, Doğan Tamer, Yusuf Ahmet, Ayçın Tansel, Muzaffer Civan, Cemal Gonca, Niyazi Er, Mehmet Uğur, Yılmaz Kurt, Kadir Kök, Mustafa Doğan, Sönmez Yıkılmaz, Arseven Gümüş, Levent Çakır
Ses Kayıt: Tuncer Aydınoğlu
Işık: Ömer Ekmekçi
Giysi: Niyazi Er
Süslem: Cemal Gonca
Yapımcı: Memduh Ün
Yapım: 1977 – Türkiye
Süre: 82′
Dil: Türkçe
BU BETİNDE GEÇEN GÜZEL SÖZLER
Almaç: Görüntülerin filme, sayısal belleğe alınmasını sağlayan aygıt; alıcı, sınalga, kamera.
Boyak: Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum; tü, boduk, çüvit, renk.
Devinim: Bir cismin bütününün veya bir bölümünün yerini, konumunu veya durumunu değiştirmesi; elem, hareket, aksiyon.
Görmük: Tüm yazın türlerindeki oyunlaştırılmış yapıtları gösterim sanatı. (I)
Gösterim için yazılmış oyunların tümü; tiyatro, film. (II)
Törütmek: Anlak, düşünce, imgelem gücünden yararlanarak o ana dek görülmeyen yeni bir nen ortaya koymak, yapmak, yaratmak.

























