ÇİZGİDEN GÖRMÜĞE

“Kızıl Tuğ”, Ergenekon’dan çıkışın önemli simgelerinden biri. Adını, yol gösteren Bozkurt’tan alan demirci Börteçine, kızıl at kılından bir kızıl tuğ yapmış, Türkler o tuğun arkasından yürüyerek çıkmışlardı.

Abdullah Ziya Kozanoğlu’nun bu geçmişten yola çıkarak adını verdiği “Kızıl Tuğ”, Cengiz Han döneminde geçen olaylar çevresinde kurgulanan bir öykü. “Kızıl Tuğ Cengiz Han”, bu öykü temel alınarak Suat Yalaz tarafından önce çizgi betiğe dönüştürülen, ardından Aydın Arakon’un yönetmenliğinde, görmüğe uyarlanan bir yapıt.

Uyarlamada, baş kişi olarak öne çıkarılan Otsukarcı ile Cengiz Han çevresinde kümelenen baturlar arasındaki ilişkiler, kimileyin kişisel, kimileyin de toplumsal çatışmalarla aktarılıyor. Görmük boyunca baturlık sınavları, dostluklar, karşıtlıklar, sevgi ilişkileri iç içe geçiyor; Otsukarcı, tüm bu alanlarda gösterdiği güçlü çabalar, elde ettiği başarılarla, ilkeli bir kişilik olarak öne çıkarılıyor.

Timuçin Cengiz Han Olmadan Önce

Anlatı, henüz Timuçin adıyla bilinen Cengiz Han tarafından, Alamut Kalesindeki  Şehülcebel Hasan Sabbah’tan vergi almaya gönderilen Otsukarcı’nın, Şeyhülcebel’in oğlu Halit’e benzemesiyle gelişiyor. Birbirine yalnızca görünüm olarak benzeyen Halit ile Otsukarcı’yı aynı oyuncu, Turan Seyfioğlu canlandırılıyor.

Kurmacada, iki de türküye yer verilmiş. Açılış, Otsukarcı’nın eğleştiği han duldasında, Dursun Cevlani’nin çığırdığı, “Bu yıl bu dağların karı erimez” adlı türküyle başlıyor. Kurmacanın ortalarına doğru, Otsukarcı’nın tutulduğu bir yalnızlık sahnesinde ise, Halit’in kardeşi Sabiha’nın dilinden, Zaralı Halil’in “Karlı Dağlar Karanlığın Bastı mı?” türküsü duyuluyor.

Abdullah Ziya Kozanoğlu’nun alanında ilk olan bu yapıtı, Kızıl Tuğ Cengiz Han’dan yirmi beş yıl sonra, “Hakanlar Çarpışıyor” adıyla, Erdoğan Tünaş uyarlamasıyla yeniden çekildi. Natuk Baytan’ın yönettiği görmükte, iki benzer kişiyi; Olcayto ile Halit’i  bu kez Cüneyt Arkın canlandırdı.

Adı: Kızıl Tuğ Cengiz Han
Yönetmen: Aydın Arakon
Öykü: Abdullah Ziya Kozanoğlu (Kızıl Tuğ adlı uzun öyküsü)
Uyarlayan: Aydın G. Arakon
Görüntü: İlhan G. Arakon
Kurgu: M. Çubukçu, M. Sanver
Ezgi: Orhan Barlas
Türküler: Nevzat Güyer, Şen Kardeşler, Aşık Dursun (Kılıç) Cevlani, S. Tükenmez
Oyuncular: Mesiha Yelda, Turan Seyfioğlu, Cahit Irgat, Nebile Teker, Rauf Ulukut, Atıf Kaptan, Hasan Dragut, Müfit Kiper, Vedat Örfi Bengü, Mücap Ofluoglu, Esref Vural, Nubar Terziyan, Ferhan Tanseli, Yusuf Ahmet, Abdurrahman Conkbayir, Ahmet Üstel, Necdet Başar, İhsan Özokur, Salahattin Tükenmez, Işık Yaktili, Hasan Ceylan, Arif Eris
Yapımcı: Murat Köseoğlu, Nazif Duru
Yapım: 1952 – Türkiye
Dil: Türkçe
Süre: 74′

BU BETİNDE GEÇEN GÜZEL SÖZLER

Batur: Savaşlarda gücü ve yılmazlığıyla üstünlük kazanan veya yiğitlik gösteren kimse; kahraman, bahadır.
Betik: 1- Ciltli veya ciltsiz olarak bir araya getirilmiş, basılı veya yazılı kâğıt yaprakların bütünü; kitap. 2- Herhangi bir konuda yazılmış yapıt. – Türkçedeki betim (sözle anlatım), betik (Yazıyla Anlatım) , betiz (biçimle anlatım) diye bilinen aynı köklü sözlerden biri.
Betin: Üzerine yazı yazılan veya basılan bir kâğıt yaprağın iki yüzünden her biri; sayfa, sahife.
Görmük: 1. Tüm yazın türlerindeki oyunlaştırılmış yapıtları gösterim sanatı. 2. Gösterim için yazılmış oyunların tümü; tiyatro, film.
Törüt: 1- Duygu ve düşünceleri göze ve gönle yöneltecek biçimde söz, yazı, betiz, yontu vb. ile anlatım konusundaki yaratıcılık. 2- Belli bir uygarlığın, topluluğun anlayış, beğeni ölçülerine uygun olarak yaratılmış anlatım.

 – SÖZLÜK – 

BU PAYLAŞIMI YARARLI BULDUNUZ MU?

Yorumunuzu giriniz
Adınızı buraya yazınız