“Bozlak” duyunca ilk akla gelen kişi olan Muharrem Ertaş’ın seslendirdiği “Ak Ellerini Sala Sala Gelen Yar”, ulu Türk ozanı Karacaoğlan’dan kalıt, bir Türk Halk Ezgisi.

Oğuz Türklerinin, Türkiye’nin orta bölgelerinde yerleşik Abdal boyundan olan büyük yorumcu Muharrem Ertaş, “Ceyhun ırmağı ile Hazar Denizi arasında” yaşayan Türkmen ozanlarına (Bahşı) benzer gırtlak titretiş biçeminin görüldüğü son ozanlardandır.

Karacaoğlan, 17. yüzyılda yaşamış, sazıynan, sözüynen Toros yaylalarında ünlemiş bir Türk ozanı. Yaktığı türkülerde geçen sözlerden yola çıkarak, Halep’ten başlayan, Maraş Boğazından geçerek Torosların başladığı Ahır Dağlarının doruklarına dek yayılan geniş alanda yaşadığı varsayılan Karacoğlan’ın tüm yapıtları Kahramanmaraş Türküleri arasında kayıtlanmıştır.

Şahin, Balaban, Cırnak, mayil olmak gibi Oğuz boylarının söyleyişine uygun sözler; sevgi, özlem gibi duyguları anlatan imgeler, Türk halk ekininin derinliğini ortaya koyan öğeler olarak Karacaoğlan’ın bu türküsünde de yer buluyor.

Ak Ellerini Sala Sala Gelen Yar

Ağ ellerin sala sala gelen yar
Nasıl geçirece’m seni ele ben
Ya bir şahin olsam ya bir balaban
Daksam çırnağıma gitsem çöle ben

Şahinimi salmış idim dumana
Nail oldum ben bir kaşı kemana
Sevdiyisem ben yarimi kime ne
Ne yapmışım da şu dolaşan ele ben

Balaban: Sulak alanlarda yaşayan, soğukların başlamasıyla güneye göçen bir kuş türü. Uzaklara erişme isteğini gösteren bir simge.
Cırnak: Yırtıcı kuş tırnağı. Sevdiğine ulaşmayı amaçlayan, engelleri aşacak bir tinsel yaklaşımı simgeler.
Nail olmak: Kavuşmak, erişmek, ulaşmak.
Şahin: Türk söylencesinde, özgürlüğün yanında koruyucu gücü simgeleyen, çoğunlukla av için eğitilmiş kuş türü.

– SÖZLÜK –

BU PAYLAŞIMI YARARLI BULDUNUZ MU?

Yorumunuzu giriniz
Adınızı buraya yazınız