ANKARA CASUSU

İlyas Bazna, İngiltere’nin Türkiye Büyükelçisinin uşağı olarak çalışırken, gizli evrakları Alman elçisi Franz von Papen’e sızdırdığı iddia edilen ve Alman casusu diye bilinen kişi.

Ankara Casusu, bu kişinin yaşamından esinlenilerek oluşturulan öykünün Amerikalılarca çekilmiş ilk kurmacası. İkincisi Çiçero İlyas Bazna adıyla Türklerce çekildi.

Türk istihbarat görevlisi olduğu yıllar sonra resmi olarak açıklanan İlyas Bazna’nın, Almanların desteğiyle Almanca yazılan ve yayımlanan anıları, gördüğü ilgi üzerine Holivut tarafından sinemaya uyarlanmış.

İkinci dünya savaşı sonrasında çekilen kurmaca, istanbul ve Ankara görüntüleriyle Türk izleyiciler için ilgi çekici bir arka izlek sunuyor.

Yapım yılı gözönünde bulundurulduğunda, film, Türkiye’de ikinci tek parti dönemi olarak bilinen ve liberal siyasetin uygulandığı Menderes dönemine Batının verdiği desteklerden bir olarak görülebilir.

İlyas Bazna’yı Erdal Beşikçioğlu’nun canlandırdığı ve Çiçero İlyas Bazna  adıyla çekilen benzer içerikli Türk kurmacası ise yapımcı Mustafa Uslu’nun öz yaşam öykülü kurmaca dizisinin üçüncü yapıtı olarak 2019 yılında gösterime girdi.

 

türkiyede çekilmiş yabancı filmler

 

Adı: Ankara Casusu
Özgün Adı: 5 Fingers
Yönetmen: Joseph L. Mankievicz
Yazan: Joseph L. Mankievicz
Oyunlaştıran: Michael Vilson
Müzik: Bernard Herrmann
Görüntü: Norbert Brodine
Kurgu: James B. Clark
Sanat Yönetmeni: George Davis, Lyle R. Vheeler
Oyuncular: James Mason (Ulysses Diello), Danielle Darrieuks (Kontes Anna Staviska), Michael Rennie (Colin Travers), Valter Hampden (Sör Frederic Taylor), Oskar Karlveis (L. C. Moyzisch), Herbert Berghof (Albay von Richter), John Vengraf (Franz Von Papen), Ben Astar (Siebert), Roger Plovden (Keith Macfadden)
Yapım: Otto Lang, Gerd Osvald
Yapım Yılı: 1952
Süresi: 102’52”

ANKARA CASUSU - 1952

http://sinemasali.com/wp-admin/admin.php?page=td_theme_panel#

1 YORUM

  1. Arslan Küçükyıldız

    Bu film (Ankara Casusu) Türkiye görüntüleri açısından belgesel nitelikli. Ancak çekim alanlarındaki dini arka sesler hiç düşünülmemiş, gerçekle ilgisi olmayan bir iş çıkarmışlar. Seslendirme sırasında hallederiz deyip öyle de yapmışlar. Sanırım orada da Türkçe bilen azınlıklar devreye girmiş. Belgesel gibi seyredilebilecekken, tatsızlaşıveriyor bu yüzden.
    Beşikçioğlu’nun oynadığı filmin hikayesi daha güzel. (Atatürk’ü oturtamamışlar yalnızca)

Yorumlayınız

Yorumlayınız
Adınızı Buraya Yazınız