İyi Geceler ve İyi Şanslar

Adını, radyo ve televizyon gazetecisi Edvard R. Murrov’un yayınını bitirirken hep kullandığı “İyi geceler ve iyi şanslar” cümlesinden alan film 2005 yapımı. Renkli çekilmesine karşın sonradan siyah-beyaz yayınlanan 7.5 milyon dolarlık bütçeye sahip “İyi Geceler ve İyi Şanslar”ın yönetmeni, oyuncu George Clooney. Aynı zamanda filmin senaristlerinden biri de olan Clooney, kendine de küçük çaplı bir rol vermiş.

Altı dalda Oskar’a aday olmasına rağmen ödül kazanamayan 93 dakikalık filmde David Strathairn, Robert Dovney, Jr., Patricia Clarkson, Frank Langella, Jeff Daniels, Tate Donovan, Ray Vise gibi oyuncular rol alıyor.

Yaşanmış-gerçek olaylardan yola çıkılarak kotarılan “İyi Geceler ve İyi Şanslar”ın konusu kısaca şöyle: 1953 yılında CBS kanalında, radyo ve televizyon gazeteciliğinin ilk temsilcilerinden olan Edvard R. Murrov, her zaman ve kararlı şekilde arkasında duran ekibiyle birlikte, başarılı ve dikkat çekici programlar yapmaktadır. Murrov liderliğindeki bu ekip gün gelir, o dönem ortalığı kasıp kavuran “cadı avı”yla ilgili tavır alma noktasına gelir. Bu cadı avı, ABD’de 1940’lı yıllarda başlayan ve 50’li yıllarda iyice tavana vuran “anti-komünistlikle” ilgilidir. Viskonsin Senatörü Joseph McCarthy’nin başlattığı ve amansız şekilde sürdürülen bu cadı avında, en ufak bir şüpheyle dahi olsa, kendilerinin “komünist” olduğuna inanılan ve çoğu “muhalif” olan kişiler soruşturma komisyonuna çağrılmakta, itham edilmekte, suçlanmakta ve olur olmaz delillere istinaden “komünist-hain-casus” olmakla damgalanmaktadırlar. Murrov ve ekibi önce, saçma delillere dayanılarak deniz kuvvetlerinden atılan bir teğmenin hakkını savunmak için kolları sıvarlar. Sonrasında şifreli belgeleri “düşman”a vermekle suçlanan bir zenci bayan memurun soruşturmasını yakından takip eden ekip, cadı avının tek ve acımasız avcısı olan McCarthy’nin tehdit ve baskısıyla karşı karşıya gelir.

İyi Geceler ve İyi Şanslar – 2005

McCarthy’yi o dönemde karşıya almak, onun önünde durmak hayli cesaret isteyen bir iştir. Çünkü Amerikan toplumunun önemli bir kesimi onun bu cadı avını onaylamakta, desteklemekte ve hoş görmektedir. Acımasız olduğu kadar ahlaksızlığıyla da ün salan Mc Carthy’nin tehditleri ve baskıları Murrov ve ekibini yıldıracak mıdır, pes ettirecek midir, geri adım attıracak mıdır? Filmin gerilim-çatışma noktası budur.

Öte yandan olayın ticarî yönü de vardır. Bugün olduğu gibi o dönemde de medya kanallarının başlıca gelir-geçim kaynağı reklamlardır. Reklam verenlerin (mesela filmde de örnekleri verildiği gibi, bir sigara ve bir alüminyum şirketi) o tarihlerde de, radyo-televizyon kanallarında izlenen yayın politikasıyla ilgili dayatmalarda (tehditlerde, önerilerde, yönlendirmelerde) bulunduğunu anlıyoruz. Hükümetle, iktidarla, güçlü siyasi kuruluşlarla ters düşmemek adına, medya kuruluşlarına reklam verme ya da vermeme, bu yolla medya kuruluşuna “ayar verme” teşebbüsünü bu filmde de görüyoruz. Kuruluşunun geleceğini düşünen patron ile “uygun görülmeyen” programlar yapmakta ısrar eden haber ekibi arasındaki kaçınılmaz çatışma, bu filmde de söz konusu olur ama bu kez patron her şeye rağmen ekibinin arkasında durur. Yine de, Mc Carthy’ye karşı mücadele kazanılmışsa da, Murrov’un ve programının akıbeti, ölü bir gün ve saate kaydırılmak olur. Reklamların kesilmesinin bir başka sonucu da şirkette personel tenkisatına gidilmesidir.

McCarthy’nin en sonunda soruşturmaya tabi tutulması ve senatoda arka koltuklara mahkum edilmesiyle, Murrov’un ve programının bin nevi kızağa çekilmesi, her iki tarafın da aslında kaybettiğini bize gösterir.

Tıpkı “12 Kızgın Adam” filminde olduğu gibi, siyah-beyaz çekilerek ve hemen hemen bütün oyunculara bol bol sigara içirtilerek, 50’li yılların atmosferini yakalamayı amaçlayan film, öyle kolay seyredilebilen bir akıcılığa sahip değil ne var ki. Derinlikli bir konunun bir buçuk saatlik bir süreye sığdırılmaya çalışılmasından kaynaklanan yoğun bir konuşma yağmuruyla karşılaşıyorsunuz. Haliyle bu konuşmaları takip etmek ve konuya nüfuz etmek zorlaşıyor. Dolayısıyla bu film öyle herkesin (yani her kesimden, her yaştan kişinin) oturup baştan sona sıkılmadan izleyebileceği bir film değil. Bununla birlikte, konuya ve döneme ilgi duyanların şüphesiz bu “İyi Geceler ve İyi Şanslar”dan hoşnut kalacağını, beğeneceğini de ilave edelim.

İyi Geceler ve İyi Şanslar – 2005

Filmi seyretmiş ya da seyredecek olanların, bunu yapmadan önce, internetten faydalanarak McCarthy – Mc Carthycilikle ilgili bir ön bilgi sahibi olması gerektiğine inanıyorum. O senatörün o dönemde niye böyle bir cadı avı başlattığını, hangi yöntemlere başvurduğunu, soruşturma komisyonlarında hangi ünlü isimlerin sorgulandığını öğrendikten sonra filme giriş yapmak, seyredenlerin konuya daha etkili ve sağlıklı nüfuz etmelerini sağlayacaktır. Çoğu hatır-gönül ilişkisiyle rol alan oyuncular ve az mekan kullanımı sebebiyle küçük bir bütçeyle çekilen ve muhtemelen de (bir misyon filmi olmak amacıyla) kâr gayesi gütmediği aşikâr olan bu film, sosyolojik-psikolojik çözümleme çerçevesinde “siyaset-iktidar-medya” ilişkilerini kamera açısıyla görmek isteyenler için ilginç bir örnek.

BU PAYLAŞIMI YARARLI BULDUNUZ MU?

Yorumunuzu giriniz
Adınızı buraya yazınız