SÖYLENCELER KAYNAĞI BAYKAL

Kuzeydeki Gök Boncuklardan biri olan Buryatların yaşam alanı içerisindeki Baykal, acunun en derin, bilinen en eski tatlı su gölüdür. Yeryüzünün birikmiş tatlı suyunun yaklaşık beşte biri buradadır. Adı, varsıl karşılığı “bay” sözü ile su birikintisi karşılığı “göl” sözlerinin birleşiminden oluşmuştur.

Van Gölü’nün (3.713 km²) yaklaşık on katı büyüklüğündeki (31.722 km²) Baykal’ın kıyı uzunluğu (2.100 km), Edirne ile Hakkari arası uzaklığa neredeyse denktir. En derin yeri 1642 m olan gölün suyu öylesine arı durudur ki, su altındaki görüş uzaklığı yirmi kulaca dek ulaşır.

Çevresindeki dağlara doğru uzanan ağaçlarla bezeli ormanlar, gölle bütünleşen doğal güzellikler, tertemiz gölü gezginler için bir uğrak yeri yapar. Coşkun bitki örtüsüynen bolca hayvan çeşitliliğinin bulunduğu gölle çevresinde, üç binden fazla canlı türü yaşar.

Nerpa ile Kam Kayası

Yalnızca Baykal’da yaşayan bir tatlı su fok balığı türü olan “Nerpa”, gölün tini sayılan, kutsal bilinen bir varlıktır. Varlığın tanrısal büyüklüğünü, oluşun tinsel derinliğini duyumsatan bu eşsiz doğa bölümünde nerpa, ulu “Kam Kayası” gibi gölün ilgi gören önemli simgelerinden biridir. Nerpa’ynan, Kam Kayasıynan, görünen görünmeyen tüm varlıklarıyla, Baykal Gölü çevresi, 2023 yılı yapımı “Baykal’ın Tini” kurmacasının özgün çekim yeri.

Kışın donarak buzla kaplanan Baykal’ın yüzeyi, çevresindeki uluslarca ulaşım yolu olarak kullanılır; kalın buz tabakası üzerinde balık avlanır, taşıt araçlarıyla gezintiler yapılır. Yazın ise, buzun yerini göz kamaştırıcı bir canlılık alır.

Yaklaşık yirmi beş milyon yıla uzanan varlığıyla Baykal, yazıyla kışıyla çevresinde yaşayan Türk soylu uluslar için yaşamsal ekinlerini oluşturan, tinlerini yaşatan bir beslenme kaynağı olmayı sürdürüyor.

Gökteki Türk: Çolpan Yıldızı

Türklerde “Çolpan Yıldızı”, “Zühre” adlarıyla da bilinen, güzelliknen sevginin simgesi sayılan, “Türk” önadıyla kut verilen “Venüs” gezegeni gibi “Angara” akarsuyunun da simgesel bir yanı vardır. Öbür gezegenlerin yatay dönmesine karşın Çolpan Yıldızı onlardan başka devinir; dikey yönlü dönerek gezegenleri dengede tutar.

Bu denge sağlayıcılık, Baykal’da Angara’nın görevidir. Göle çok sayıda akarsu katışır; gelen suların en ulusu “Selenge” akarsuyudur. Büyüklük sırasına göre “Barguzin”, “Uda”, “Turka”, “Kiloh”, “Çikoy”, “irkut”, gölü besleyen öbür önemli akarsulardır. Barguzin ile Uda dışındakiler daha küçük ya da Selenge’nin kolları olan Kiloh ile Çikoy gibi dolaylı katkı sağlayan akarsulardır. Gölden doğan tek büyük akarsu ise, gölün tek çıkışı olarak bilinen Angara akarsuyudur. Angara, gölün fazla suyunu, Yenisey’e taşır; bu akışla Baykal gölünün düzeyini dengede tutar.

Akarsuların Türk’ü: Angara

Bu denge sağlayıcı özelliğiyle Çolpan Yıldızı gibi “Türk” diye nitelenen Angara ile ilgili söylenceler de bu durumu destekler. Kuzeydeki Türk boylarının anlatılarında Baykal, kutlu “ata” olarak betimlenir. Baykal’ın bir çok “oğlu” vardır; göle dökülen irili ufaklı akarsular onun oğullarıdır. Yalnızca bir “kızı” vardır; o da Angara’dır.

Angara’nın, Yenisey’e gönlü düşmüştür. Kaynarcası, söylenceler yurdu Sayan Dağlarında olan Yenisey akarsuyu, yaklaşık 5.500 kilometrelik uzunluğu ile dünyanın en uzun akarsularından biridir. Moğol yurduna dayalı gözden çıkar, kuzeye doğru akarak Sibirya’yı boydan boya geçer, sonunda Kuzey Buz Denizi’ne dökülür. Angara, işte bu ulu akarsuya kavuşmak, atası Baykal’dan ayrılmak ister. Oysa, tüm babalar gibi Baykal da biricik kızından ayrılmak istemez; onun akışını kesmek için yoluna bir kaya yuvarlasa da Angara akar gider.

Söylenceye göre Angara, acılı Baykal’ın gözyaşlarını taşır; bundan dolayı suyu hiç kesilmez. Baykal’ın yuvarladığı kaya, Rusların “Şaman Kamen” diye adını değiştirdikleri, görmüklerde simgesel bir anıt olarak kullanılan “Kam Kayası” olarak varlığını sürdürür.

Ankara Adının Kaynağı

Acunun en büyük tatlı su gölünün dengeleyicisi “Türk” önadlı Angara, yüz yılın  başında acımasız sömürgenlere karşı insanlığın sesi olan, ezene karşı ezileni dengeye oturtan öbür “Türk”, Başbuğ Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün otağ kurduğu Ankara iliynen kentin ortasından geçen Ankara Çayının da esin adı. Karakum’la Kızılkum’un can damarları Seyhun ile Ceyhun akarsularının Türkiye’de Seyhan ile Ceyhan’a dönüştüğü gibi, Baykal’ın kızı Angara da, Ankara’ya dönüşerek Türk başkentiyle içinden geçen akarsuya ad olmuş.

BU BETİNDE GEÇEN GÜZEL SÖZLER

Acun: Ademoğlunun üzerinde yaşadığı toprak, denizlerin tümü; yeryüzü, dünya, küre, arz, cihan: “Yerleşmiş, oturmuş bir eleştiri geleneği olmayan toplumlarda sanat acunu bir kör dövüşü içinde bocalayabilir.” – Hüseyin Cöntürk
Bay: Parası, malı çok olan; zengin, varlıklı, varsıl, yokluksuz, variyetli, fakir tersi, yoksul karşıtı: Öksüz büyür, yoksul bayır – Kahranmamaraş (I)
Yararlı veya kendisinden beklenilen, istenilen nitelikleri çok olan. (II)
Çolpan Yıldızı: Merkür’den sonra Güneş’e en yakın gezegen; Akşam Yıldızı, Ak Yıldız, Çoban, Çulpan, Kervankıran, Kervan Yıldızı, Venüs, Zühre: “İnanca göre gökteki yıldızlar at sürüsü, Çoban Yıldızı da onları koruyan, yönetendir.” – Fuzuli Bayat
Devinmek: Eğini (gövdeyi, boyposu oynatmak veya kıpırdatmak; hareket etmek. (I) Bir cismin bir noktaya göre yeri veya durumu değişmek; hareket etmek. (II)
Eğin: İnsan veya hayvanda beden, baş, kol ve bacakların oluşturduğu bütün; gövde, boybos.
Görmük: Tüm yazın türlerindeki oyunlaştırılmış yapıtları gösterim sanatı.(I)
Gösterim için yazılmış oyunların tümü; tiyatro, film. (II)
Kaynarca: Bir suyun çıktığı yer; eşme, göz, pınar, memba, kaynak.
Kulaç: Gerilerek açılmış iki kolun parmak uçları arasındaki uzaklık: “Hortum beş on kulaç ötemize yanaşmıştı.” – Cevat Şakir Kabaağaçlı (Halikarnas Balıkçısı)
Kut: Devlet yönetiminde güç, yaratıcılık ve yetki bakımından elde olunan üstün güç. (I) Mutluluk. (II)Tanrısal bir kaynaktan gelen güç, koruma, rahmet, bereket. (III)
Tin: Kişinin kendi varlığı, özü; ruh, can.

 – SÖZLÜK –

BU PAYLAŞIMI YARARLI BULDUNUZ MU?

Yorumunuzu giriniz
Adınızı buraya yazınız